• sözlük yazarlarının itirafları

    173737.
    kız kardeşime boyama kitabı beğendiremedim. kapağı süslü püslü olan, pembeli, kalpli, çiçekli, kelebekli ne kadar kitap varsa gidip eline aldı, içine baktı, çok beğendi. sonra baktım hepsini kucağına doldurmuş gelmiş yanıma. bir de tatlı olmuş ki kucağında gövdesi kadar kitaplarla… “ama sen onları okuyamazsın ki.” dedim. daha dört yaşında. “sana boyama kitabı alacağız ya.” “ama bunlar daha güzel :(” He amk, çok güzel saçma ergen aşk kitapları… neyse, okuma bilmediği için almayacağımı, sadece çocuk kitapları ya da boyama kitabı alacağımı söyledim, bu sefer de morali bozuldu. gidip kitapları raflara geri koydu. sonra çocuk kitaplarına baktı, bir tane çıkartma kitabı mıdır nedir, saçma sapan bir şey getirdi pembeli. baktım, tüm sayfalarında tablet resmi var, tabletin içinde saçma sapan şeyler. yani resmen kitaba tablet bilgisayar resmi koyup güya oyuncak kitap tablet gibi saçma sapan bir ürün çıkarmışlar ortaya… ulan bunlara harbiden para veren aileler var mı ya?.. bu aileler olmasa böyle ürün sıçmıkları piyasaya sunulmayacak. çok sinir oldum. hatırlıyorum benim küçüklüğümde ne güzel büyük resimli masal kitaplarım vardı. resimlerine bakıp merak ederek yazılarını da okuyabilmek için can atardım ve okumayı bir an önce sökmek isterdim. şimdiki çocuklar elinden tablet denen illeti zaten düşürmüyor, bir de kitaplara bunu sokmanın alemi nedir Allah aşkına? kız da çok beğendi. kapağını o kadar cezbedici yapmışlar ki benim bile kendime alasım geldi anasını satayım ya… şimdi sıkıysa kızı vazgeçir. bir elime boyama kitabını aldım. diğerine tablet kitabını. (tablet kitabı amk yazarken bile illet oluyorum ya) dedim ki; “bak tavşanım. bu kitabın dışı içi rengarenk. üstelik çok güzel renkleri var, bu yüzden senin çok hoşuna gidiyor biliyorum. ve boyama kitabının içi renksiz. fazla ilgi çekmiyor. güzel gözükmüyor diğerleri gibi. ama diğerlerinin içindeki renkleri başkaları doldurmuş, kendi istedikleri gibi. kendi zevklerine göre. yani sen onları aldığın zaman başkaların renklerini almış olacaksın. ama bu boyama kitabının içini istediğin renklerle doldurabilirsin. bu kitabı renklendirecek olan sensin…” tabii ki dediklerimi tam olarak anlayamıyordu, zaten ne dediğimin pek de bir önemi yoktu. önemli olan benim ona boyama kitabının daha güzel olduğunu anlatmamdı. sordum. “şimdi söyle bakim küçük sincap. buna rağmen bu kitabı mı istiyorsun, yoksa boyama kitabını mı?” “boyama kitabını!” dedi… evet, burada bir zafer kazanmış olabilirim. ama bu kız büyüyecek ve istekleri de öyle. ilerleyen zamanlar için (özellikle ergenlik zamanları) şimdiden endişeleniyorum. bi on yıl sonra boku yemiş, arası kardeşiyle bozuk, kötü, anlayışsız, moruk bir abi olabilirim yani. düşünüyorum ve o günlerin olabildiğince geç gelmesini istiyorum. o zamanlar geldiğinde bugünleri hatırlayıp özlerim.
    24 -6 ... kavanozdaki ates bocegi
  • steven spielberg

    85.
    konu yahudilerden yana olması değil. yahudilerden yana olma eylemini nasıl gerçekleştirdiği. bunu gerçekleştirirken orospu evlatlığı yöntemini kullanıyorsa, bir adet orospu evladıdır. ama düzgünce ve haksızlığa gitmeden yapıyorsa, sadece yahudidir.

    ortada bir trajedi varsa, onu olduğu gibi yansıtarak iyi bir iş çıkarabilir. bunu bekliyoruz. abartarak ve haksız aşağılamalarla-yüceltmelerle sadece bokunu çıkarmış olur. bunu beklemiyoruz ama ot insanlar bunu bekliyor. dünyadaki insanların çoğunluğu da ottan meydana geldiği için böyle orospu evlatları da milyarder oluyor haliyle.

    ne diyelim. böyle otlara böyle dünya müstahak ama sinir oluyorum abicim sinir.
    1 -2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • steven spielberg

    83.
    kompleksli, overrated bir yönetmen bozması.

    bu herif hakkında bir ara uzun uzun sövgü yazıları yazacağım.
    yavşak yahudi elinin değdiği tüm ww2 filmlerinde orospu evlatlığını vurguluyor. yapacağın propogandayı sikeyim, o şakşakçı beynine sokayım senin. ulan bir adam bu kadar mı taraflı olur, bu kadar mı şereften yoksun iş yapar arkadaş her ww2 filminde sinirden deli oluyorum. bi de insanların bu kadar göklere çıkarması ayrı bir sinir sebebi.
    2 -3 ... kavanozdaki ates bocegi
  • sözlük yazarlarının itirafları

    173673.
    yağmur yağmış. yılın bu zamanlarında ağaçlarda açan sarı çiçeklerin kokusu sokaklara yayılmış. hava da ne serin ne sıcak, böyle tam bir selam; bir güzellik havası, nası tarif edeyim bilemedim. neyse… bizim salyangoz arkadaşlar tabii yine dökülmüş yollara! çok seviyorum şu hayvanları. böyle yeşil yeşil ince antenleri var. kendine hayrı olmayan kabuğu taşıyacam diye iki adım mesafe için sürünüyorlar gariplerim… antenlerine dokununca içine çekiliyor, sonra yavaş ve temkinli bir şekilde geri yükseliyor, bir daha dokununca daha hızlı çekiliyor falan… çok mazlum ve sevimli canlılar bence. ama abicim: Bu kadar cesur olunur mu ya? sen kalk; yüzlerce kişinin üst üste geçtiği yollara çık “yağmurda ıslanayım da sümüğüm kurumasın” diye, sonra çatır çutur ezsinler bi güzel… çok üzülüyoum, içim acıyor lan. hadi seni geçtim. içim daha çok neye yanıyor biliyo musun? seni ezen adam ya da topuklu giymiş kadın seni öldürmüş olduğu için üzüleceğine ayakkabısının altı yapış yapış oldu diye kaldırıp altına bakıyor ve küfür ediyor arkandan… bir yandan yağmurun getirdiği güzellikleri görüyorum, bir yandan size acıyorum, bir yandan insanoğlunun boktan özellikleri yüzüme çarpıyor. ne çetin bir duygu karmaşası lan bu!

    neyse… arkadaşla yürüyoruz. bir tane salyangoz, sürüden ayrılmış, çiçeklerin olduğu büyük saksıdan uzaklaşarak meydanda dolanıyor. meydan dediğim de insanların geçtiği koskoca meydan yani orada ezilip de ölmeme ihtimali yok. yanından geçerken acıyarak baktık. “aha bu da ezilir az sonra.” ben durdum. “Bu sefer olmaz. onu kurtarmalıyız.” arkadaşım “Ne yani onu eline almayacaksın di mi?” “Ona yardım etmeliyiz. bırakalım ölsün mü yani…” dedim ve çok dikkatlice, sümüğüne dokunmamak için maksimum itina göstererek kabuğundan tutup saksıya geri koydum. bir an için içim ferahlamıştı sanki… ama bu sefer kulağıma ne sesi geldi biliyor musunuz? “Ulan a.koduğum, ben o saksıdan kaçıp o mesafeyi almak için 4 saattir sürünüyorum! senin yardımını isteyen kim? geri koy lan beni! ölürsem de şerefimle ölürüm!” dedi şerefsiz…

    bir daha almadım tabii. “az bi yürü git kardeşim ya” dedim. “ne haliniz varsa görün amk ben gidiyorum.”
    9 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • sözlük yazarlarının itirafları

    173669.
    bu manidar sayısını kaydetmek istediğim başlık.
    sözlük yazarlarının itirafları
    sözlüğe değer veriyormuşum lan meğer. çok tuhaf.
    3 -2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • bok tenlilerin beyaz insanlara tehdit oluşturması

    5.
    bok beyinlilerin doluştuğu başlık. (ben hariç)
    2 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • israil suriyeyi vuruyor

    6.
    israil suriyeyi vuruyor
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • israil suriyeyi vuruyor

    5.
    dinsizin hakkından imansız gelir diye çok güzel bir söz vardır. bir namert bir namerdi vuruyor. daha güzel bir gün olabilir mi?
    4 -2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • domates vs nükleer santral

    2.
    oruslar o domatesi yemezse o santrali yapamazlar kardeşim. nimeti küçümsemeyin. onu yemeden bi halt başaramazsınız. domatez tabii ki alır.
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • tamam yazan mal

    7.
    twitter da çoğunluk yakalamakla tamam demiş olmuyorsunuz yalnız. tamam mı devam mı meselesi sandıkta belli olacak arkadaşlar. kimse boş yapmasın yani.
    saygılar.
    3 ... kavanozdaki ates bocegi
  • tecavüz iftirası ile ölen genç

    102.
    bir neresinden tutsan elinde kalır mevzusu daha. hepsinin, hepinizin dünyasını sikeyim demekten başka bir şey gelmiyor elden.
    4 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • 13 ncü cumhurbaşkanı

    6.
    13. cumayla alakası olursa boku yememiz manasına gelen 13. seçimle gelecek başkandır.
    1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • intihar edecek olsaydınız hangi metodu seçerdiniz

    26.
    kendimi yakardım. geri dönüşü olmayacak halde, benzin döküp cayır cayır yakardım kendimi.
    herhangi başka bir metottan pek farklı sayılmaz.

    edit:kendimi yakardım dedim.
    içinizde daha götlü olan varsa konuşsun.
    3 -2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • damadın kahvesine tuz atma amacı

    42.
    liseli ergenler tarafından fütursuzca saldırılan gelenektir.
    5 karış havada gezen o ergen beyinlerinize...
    tuzlu kahve dökülsün.
    1 -2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • recep tayyip erdoğan

    28910.
    hitlerin sadece öldürdüğü yahudilerin sayısı 6 milyon. savaşta ölen toplam rus sayısı 20 milyondan fazla. amerika, ingiltere, fransa ve diğerlerini saymıyorum bile. 2 milyon insan öldüren hitler kimmiş afedersiniz?
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • iyi parti nin mazotu çiftçiye 1 buçuk tl yapması

    16.
    kullandığı dil ile muhatap olduğu kesim çok belli. teknik hesapları açıklamaya gerek duymuyor. daha kolay gaza getirebileceği bir kesime, kolay vaatlerde bulunuyor.
    ah şu sikik seçim üçkağatları.
    3 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yalnız başına ölmek

    6.
    Yalnız bir insan öldüğünde, onun içindeki dünyayla beraber sırlarını da toprağa gömerler.
    Ne korkunç.
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • meral akşener in 25 milyon oy alacağı gerçeği

    1.
    titredim.
    1 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • muharrem ince gelirse ülkede olacaklar

    11.
    chp nin iktidar tarihi ve son on beş yıllık geçmişimizle kıyaslanarak az çok çıkarım yapılabilir.
    ama siz yine de erdoğan'ı seçmektense bir köpeğin başkan olmasını tercih edecek tipler olduğunuz için laf anlatmak faydasız.
    6 -13 ... kavanozdaki ates bocegi
  • mezarlıkta ağlayan kız

    9.
    mezarlıkta ağlayan kız diye başlık mı olur lan ahaha.
    güldürmüştür.
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yeni şeyler getiriyorum