• haşlanarak ölmek

    1.
    youtube da izlediğim bir videodan sonra yaptığım bir araştırma sonucu okuduğum dehşete düşüren ölüm hikayesidir.

    http://olumun-yuzleri.blo...urtarmak-icin-kaynar.html

    çok yazık lan..
    1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • arabanın içine süt dökülmesi

    1.
    bu eylem gerçekleştiyse artık çok geçtir. arabanın içine sıçılsa daha iyi kokacaktır.
    tek kesin çözüm arabayı satmaktır.

    atasözü bile var, "arabanın içine süt dökülmesi ya araba yaktırır ya araba sattırır."

    edit:
    abartılması gerekir çünkü ne yapılırsa yapılsın koku geçmediği gibi bakterilenme artmaya devam eder, ileri zamanlarda kurtlanma ve mantar oluşumuna kadar yol açabilen büyük bir felakettir bu.

    tüm alt döşemeyi söktürüp keçeyi yıkatmak gerekir ki 400-500 lira arası bir fiyata mal olur, onun haricinde bütün yolları deneyen insanlar bu soruna çare bulamamıştır,

    tek kesin çözüm dışında:
    arabayı satmak!
    5 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • selma ertan

    1.
    (bkz: 26 mayıs 1982 hamburg da kendini yakan kadın)
    ... kavanozdaki ates bocegi
  • 26 mayıs 1982 hamburg da kendini yakan kadın

    1.
    selma ertandır.
    internette bile hakkında adam gibi bilgi bulamadığım kadın.
    1990 yılından bugüne kadar aşırı sağcı alman ırkçıları tarafından katledilen Türk sayısı 200 den fazlaymış!

    --spoiler--
    "30 yıl önce, Almanya’daki yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığın böylesine çok can almadığı dönemde, genç bir Türk kadını, sanki bu günleri görmüşcesine toplumu uyarmaya çalışmıştı. 26 Mayıs 1982’de Hamburg’da sokak ortasında üzerine benzin dökerek, kendisini yakan 25 yaşındaki Semra Ertan’ın protestosundan etkilenenler oldu. Ünlü gazeteci Günter Wallraff’ın kitabı ‘En Alttakiler’i ithaf ettiği üç kişiden biri Semra Ertan’dı. Ama sonra unutuldu."
    --spoiler--

    --spoiler--
    Alman polisi ve istihbaratı, yıllardır Türklere yönelik, bir bölümü can alan şiddetin arkasında mafya, aile içi anlaşmazlıklar, kan davası, hatta Türk istihbaratının vs. olabileceği kuşkularını açıktan ya da el altından ama sürekli gündeme getirerek, ülke tarihinin en büyük komplosu karşısında en azından aciz kaldı. Her saldırıdan sonra kurbanların aileleri kuşkulu sorgulamalara, soruşturmalara hedef oldu. Yıllarca babalarının, eşlerinin, oğullarının yasadışı faaliyetler yüzünden öldürüldüğü kuşkusuyla yaşadılar.

    Polis yıllarca, her cinayette susturucu takılarak kullanılan, kovanları olay yerinde bırakılmayan silah dışında, bu cinayetler arasında ortak bir yan olmadığını açıklayıp durdu. Oysa ortak yan belliydi. Kurbanların hemen hepsi Türk’tü. Cinayetleri Türk düşmanlarının, ırkçıların işlediği ortadaydı. Ama katilleri hiçbir zaman orada aramadılar.
    --spoiler--

    bakın millet;

    alman güvenlik güçleri bu cinayetlerin üzerinde gereken hassasiyeti göstermemiş ve orada bulunan türkler yıllarca can korkusuyla yaşamış.
    bu nasıl olur ya?
    200 den fazla insanın cinayeti nasıl göz göre göre gerçekleşir?
    oradaki vatandaşlara neden biz sahip çıkmamışız peki?
    ve bu vakalar hakkında neden internette bile doğru düzgün bilgi yok?
    ört pas etmek ve unutturmak mı isteniyor?

    hayır!
    unutmayınız,
    unutturmayınız!

    kundaklanan evlerde yanarak can veren ailelerde 5-10 yaşlarındaki çocuklar da vardı... bu nasıl bir insanlık dramıdır ya?
    Türk ulan onlar!
    dünya sahip çıkmaz anlarım ama biz nasıl sahip çıkmayız?!

    bakın:

    --spoiler--

    2000-2006 yılları arasında işlenen seri cinayetler

    Halit Yozgat
    Kassel
    06.4.2006

    Enver Şimşek
    Nürnberg
    09.09.2000

    Abdurrahim Özüdoğru
    Nürnberg
    13.06.2001

    ismail Yaşar
    Nürnberg
    09.06.2005

    Süleyman Taşköprü
    Hamburg
    17.06.2001

    Mehmet Kubasik
    Dortmund
    04.04.2006

    Habil Kılıç
    Münih
    29.08.2001

    Theodoros Boulgarides
    Münih
    15.06.2005

    Mehmet Turgut
    Rostock
    25.02.2004

    NAZi KURBANI TÜRKLER

    - 1 Haziran 1981 / Ludwıgsburg: 44 yaşındaki Seydi Battal Koparan, aşırı sağcı motosiklet çetesi Stander Greif’ın üyelerince dövülerek öldürüldü.

    - 22 Haziran 1982 / Norderstedt: 26 yaşındaki Tevfik Gürel, aşırı sağcılarla Türkler arasındaki kavgada dövülerek öldürüldü.

    - Haziran 1985 / Hamburg: Bir grup Neo-Nazi dazlak, 29 yaşındaki Mehmet Kaymakçı’yı sokak ortasında dövüp, kafasını beton blokla ezerek öldürdü. Saldırganlardan birkaçı hapis cezası aldı ve hepsi yaşları küçük olduğu için ceza indiriminden yararlandı.

    - 24 Aralık 1985 / Hamburg: Yaklaşık 30 Neo-Nazi dazlak tarafından sokak ortasında beyzbol sopası, balta gibi sert cisimlerle dövülerek ağır yaralanan 26 yaşındaki Ramazan Avcı, üç gün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Cenazeyi Türkiye’ye göndermek üzere toplananlar da Neo-Nazilerin saldırısına uğradı, bir baba ve oğlu ağır yaralandı. Saldırganlardan dördü, 5-10 yıl arasında hapis cezası aldı, gençlik indiriminden yararlandı.

    - 17 Aralık 1988 / Schwandoorf: Neo-Nazi örgütü ‘Nationalistische Front’ üyesi Josef Saller, Türklerin oturduğu evi kundakladı. Çıkan yangında, 49 yaşındaki işçi Osman Can, eşi Fatma (43) ve oğlu Mehmet (11) ile 47 yaşındaki Jürgen Hübener yaşamını yitirdi. Katil mahkemede açıkça “Yabancılardan nefret ediyorum“ diyerek, suçunu kabul etti.

    - 12 Mayıs 1989 / Berlin: Bir çocuk babası Ufuk Şahin, Berlin’de aşırı sağcıların yoğun olduğu Maerkischen Viertel’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

    - 28 Aralık 1990 / Hachenburg: 17 yaşındaki Nihat Yusufoğlu, aşırı sağcılar tarafından arkadan bıçaklanarak öldürüldü. Yusufoğlu, iki Almanya’nın birleşmesinden sonra aşırı sağcılar tarafından öldürülen ilk Türk vatandaşı.

    - 23 Kasım 1992 / Mölln: Hamburg yakınlarındaki Mölln kentinde, iki Neo-Nazi, geceyarısı Türklerin yaşadığı iki evi kundakladı. ilk saldırı, evdekilerin yangını erken fark etmesi üzerine iki yaralıyla atlatıldı. ikinci evde ise üç kişi (51 yaşındaki Bahide Arslan ile torunları 14 yaşındaki Ayşe Yılmaz ve 10 yaşındaki Yeliz Arslan) yaşamını yitirdi, bazıları ağır, yedi kişi yaralandı. Saldırganlar olaydan kısa süre sonra yakalandı. 25 yaşındaki Michael Peters ömür boyu, 19 yaşındaki Lars Christiansen 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Peters 14, Christiansen 7.5 yıl sonra serbest bırakıldı.

    - 27 Aralık 1992 / Meersbucsh: 20 yaşındaki Şahin Çalışır, aşırı sağcılar tarafından öldürüldü.

    - 9 Mart 1993 / Mulheım: Bir alışveriş merkezinde aşırı sağcıların saldırısına uğrayan kalp hastası 55 yaşındaki Mustafa Demiral, olay yerinde yaşamını yitirdi.

    - 29 Mayıs 1993 / Solıngen: Yaşları 16-23 arasında değişen aşırı sağcı dört kişi, bir Türk ailesinin oturduğu evi gece yarısı kundakladı. Faciada iki genç kadın ve üç kız çocuğu (Saime Genç /4, Hülya Genç /9, Hatice Genç /18, Gülsüm ince /27 ve Gülistan Öztürk /12) hayatını kaybetti. Ailenin 17 üyesi, bir kısmı ağır olmak üzere yaralandı. Bunlar arasında biri altı aylık, diğeri üç yaşında iki bebek de bulunuyor. Olay sırasında 15 yaşında olan Bekir Genç, o günden bu yana en az 30 ameliyat geçirdi. Saldırganlar bir ay sonra yakalandı. Katillerden 24 yaşındaki Markus Gartmann, 15 yıl hapis cezası aldı. Diğer katiller Felix Köhnen (18), Christian Buchholz (22) ve Christian Reher (19) ise yaşları küçük olduğu için 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca kurbanlardan Bekir Genç’e 250 bin euro tazminat ödemeye mahkûm oldular. Katillerin ikisi iyi hallerinden dolayı, cezasının tamamını çekmeden serbest bırakıldı. Şu anda hepsi serbest. Hiçbiri ödemeleri gereken tazminatı ödemedi. Parayı almak için takibat yapılmıyor, çünkü savcılık adreslerini -tehdit altında oldukları gerekçesiyle- gizli tutuyor.

    - 18 Şubat 1994 / Darmstadt: Aşırı sağcı bir Alman, sürekli tehdit ettiği komşusu Bayram ailesinin evine silahlı saldırıda bulundu. Olayda, eşi ve kızı gözlerinin önünde kurşunlanan Ali Bayram yaşamını yitirdi.12 yaşındaki diğer kızı Aslı ağır yaralandı. Bu olaydan 11 yıl sonra üniversite öğrencisi Aslı Bayram, Almanya güzeli seçildi (2005).

    - 9 Ağustos 2002 / Sulzbach: 19 yaşındaki Ahmet Şarlak, bir şenlik sırasında aşırı sağcıların saldırısına uğradı ve bıçaklanarak öldürüldü.

    -25 Şubat 2004 / Rostock: Katil zanlılarının çoğu Doğu Almanya kökenli. Cinayetler ise Batı Almanya'da işlendi. Bu noktada Kürt kökenli mülteci Mehmet Turgut cinayeti önemli, çünkü o da Doğu Almanya topraklarında yaşıyordu. Turgut öldüğünde, üzerinden kardeşi Yunus'un kimliği çıktı.

    dökümanın kaynağı:
    http://t24.com.tr/yazarla...nazi-kurbani-turkler,4700

    --spoiler--

    bunlar sadece bir kısmı ve buz dağının görünen kısmı...
    ne sikik bir dünyada yaşıyoruz lan..
    8 ... kavanozdaki ates bocegi
  • 2021 yılının ilk entry si

    1.
    2021 yılında girilecek olan ilk entry dir.
    başlığını ben kaptım gerisini pusucular düşünsün.

    o tarihte burayı okuyan olursa selam olsun ona.
    1 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • sedat demiroğlu

    1.
    vahşi doğa fotoğrafçısı.
    https://www.serhatdemiroglu.com/index

    gururumuz, canımız, ciğerimiz, gözümüz. bugün tumblr da büyük bir blog muhteşem bir kar leoparı fotosu paylaşmış oradan keşfettim bu abimizi. doğada pek az rastlanan ve fotoğraflanması zor olan bu kıymetli hayvanı bile fotoğraflamayı başarmış, hem de şahane yapmış bir sanatçıdır kendisi.

    sağ olsun, var olsun.
    ... kavanozdaki ates bocegi
  • reza zarrab ın amk

    1.
    bütün tv kanallarında, gazetelerde, sözlüklerde, her Allah'ın cezası yerde adının geçip o meymenetsiz sıfatının fotosunu görmekten gına gelmesi sonucu söylenilendir.
    1 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • arka sokaklar izleyen insan psikolojisi

    1.
    şu an yapmakta olduğumuz hasta ziyareti esnasında yaklaşık 15 dakikadadır etkisinde olduğum psikoloji.

    oturup yıllardır ciddi ciddi takip edebilenlere düştüğüm hayret bir kat daha arttı. ulan nasıl bir kafadır o, nasıl tahammül edebiliyorsunuz amk? iq seviyemde resmen kayda değer bir düşüş gözlemledim.

    çıkar çıkmaz psikoterapiye başlamayı planlıyorum. bu lanetolasıca şeyin müptelası olanları da Allah kurtarsın.
    1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yaşıyor olmak

    1.
    Potansiyel bir heyecan kaynağı.
    Dünyayı ve galaksiyi tanıdıkça damarlarımdaki adrenalinin miligram miligram arttığını hissediyorum. Eğer insanlık böyle olmasaydı, dünyanın nasıl bir yer olacağını düşünmek, hayal etmek bile heyecanlandırıyor. Mesela bundan 50, 100, 1000 hatta 1 milyon yıl sonra dünyanın ve evrenin nasıl bir hale geleceğini düşünmek, bunu hayal etmek bile heyecan verici. Galaksimizin bir ucundaki bir karadeliğe giren bir gezegenin akıbetini düşünmek, ya da Pasifiğin binlerce metre derinliklerinin karanlık sularını… Amazon ormanlarındaki muazzam ekosistemi, ya da dünyadaki en yakın kara parçasına 2700 km uzaklıktaki Point Nemo adasının yalnızlığını… Keşfetmek apayrı bir tutku ve yaşıyor olmamız tüm zorluklarına rağmen, sahip olduğumuz potansiyel heyecan ve enerji kaynağımız aslında. Değerini bilmek gerek.
    ... kavanozdaki ates bocegi
  • madlen dede

    1.
    bir adet işsiz sözlük sefili.
    spoiler lı başlıklar açıp anasına bacısına küfür yemekten zevk alıyor.

    daha iyi bir sözlük için donuzlayınız.
    ... kavanozdaki ates bocegi
  • dekoltenin dozunu kaçıran lise öğretmeni

    12.
    kendini bilmez bir takım öğretmenlerdir. yine.
    evet.
    1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • bi dakika lan

    1.
    heyecan anında ağızlardan gayri ihtiyari çıkan söz grubu.

    örnek;
    "bi dakika lan?! anket kategorisindeki başlıklar artık sol frame de gözükmüyor! bu da neyin nesi amk?!" diyerek haykırmışlığım vardır.

    son zamanlarda her geçen gün sözlükte türlü değişiklikler yapılmakta ve ben bu konuda hayrete birkaç gün önce de düşmüştüm, ama şimdi bunun bir özellik olarak sözlüğe eklendiği kafama dank etti.

    bu özelliğin eklenmesi sözlüğün seyrini değiştirir kesinlikle.
    iyi yönde değiştirir.
    evet.
    2 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • geçmişteki hatalarını düşünmek

    1.
    kişinin geçmişte yaptığı hataları düşünmesidir.

    bu sıralar geçmişi düşünüyorum. yaptığım hatalar aklıma geliyor.
    kendime kızamıyorum, çünkü o hatalarım olmasaydı, kendimi o hallerde göremezdim. bugün öyle bir hata yaparak ne hale düşebileceğimi biliyorum ve o hatayı tekrarlamamak için elimden gelen çabayı göstermeye niyetliyim.
    he şimdi çok mu olgun biriyim? hayır, gelecekte de pişman olacağım şeyler muhakkak olacak.
    ama yaşamın kuralı bu galiba. insan pişman olmadan pişemiyor.

    geçmişteki hatalarımı düşünüyorum ve biraz utanma, biraz da tebessüm halindeyim.
    hata üstüne hataları saymazsak, aslında güzel bir rütbedeyim, çünkü çok güzel demiş adamın biri;
    "bugünkü aklım olsaydı, geçmişteki hatalarım olmazdı. geçmişteki hatalarım olmasaydı, bugünkü aklım olmazdı."
    ne zaman geçmişten hayıflanacak olsam bu sözü hatırlar, rahatlatırım kendimi.
    4 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yalnızlık sanatı

    1.
    ünlü ressamlarda, müzisyenlerde, yazarlarda kendini gösteren sanat. sosyal varlıklarız. cismimiz yalnız olunca ruhumuz bu yalnızlığı gidermek, sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için farklı yöntemlere başvurur. yalnız bir sanatçı, hayatı kendi penceresinden resmeder. duygularını renklerle, notalarla, kelimelerle, hatta noktalama işaretleriyle ifade eder. insanlarla pek içli dışlı olmadığı için kendi perspektifi daima doğallığını korur. hep farklı düşünür, farklı görür, farklı detayları fark eder. insanların, onları ilginç bulmasının sebebi de budur zaten, “farklı olmaları”. bu farklılık ve yalnızlık, onları farklı ama etkili bir iletişim yöntemine iter, yalnızlık sanatına.
    3 ... kavanozdaki ates bocegi
  • ceset yığınları

    1.
    Üst üste atılmış ölülerden oluşan yığınlardır.
    Genelde, savaş alanlarındaki çarpışmalardan sonra, meydana gelen cesetlerin çokluğundan dolayı ne yapacağını şaşıran askerler, cesetler bozulmaya başlamadan onları bir araya toplayıp yığın haline getirirler. Malum, ortada kalması daha büyük sorunlara yol açabilir. Hastalık yayılabilir. Kargalar ve diğer leşçil kuşlar, ülkeleri için canını vermiş insanların ölü bedenlerine saygısızlık yapabilir. Bunları önlemek de, henüz hayatta olan diğer askerlerin elindedir.

    Mevsimine göre değişik önlemler alınmalıdır. Ceset toplama kamyonları gelene kadar, yığın haline getirilmiş cesetlerin başına, mevsimine göre değişik felaketler gelebilir. “bir cesedin başına ne gibi bir felaket gelebilir ki?” diyeceksin. “zaten olan olmuş.”

    Yaz mevsiminde ortada kalan cesetler daha çabuk bozulur ve hastalık yayma olasılığı daha yüksektir. Etrafa yayılan kokudan bahsetmiyorum bile. Bu görüntü ve kokunun, hayatta kalan askerlere ne gibi psikolojik sorunlar yaşatabileceğini bir düşün. Kış mevsiminde durum daha fantastik boyutlarda kendini gösterir. Morarmış yüzler, buz tutarak heykelleşmiş beyaz bedenler, donmuş ceset dağları… Evet; bu manzara da, hayatta kalan askerler için önünde bir sigara yakıp, insanlık tarihi boyunca süregelen tüm bu çılgınlığın ne derece korkunç bir kabus olduğunu düşünmek için güzel bir manzara oluşturur.

    Savaşlarda, normal şartlarda ceset kamyonları en geç 1 gün içerisinde geleceğinden, bu gibi durumlarla karşılaşılmayacağı düşünülür. Ama adı üstündedir, bu “savaştır”. Olağanüstü hallerin doğal hale geldiği bir çılgınlık yarışıdır. Kamyonların gelmesi bazen haftaları bulabilir. Bazen asla gelmez. Zavallı askerlerin bedenleri, haftalar sonra; toplu halde, açılan dev çukurlara gömülürler.

    Öyle bir yığına baktığında, içinde ifadesiz yüzlerle duran insanları düşünürsün. onların olası hayatları gözünün önünden geçer. Doğmuş, bebek olmuş; bir annenin canı olmuş, çocuk olmuş, arkadaş olmuş, dost olmuş, aşık olmuş, asker olmuş ve ölü olmuş. Tüm bunları anlamlandırmaya çalışırsın. Ama artık bir önemi yoktur. Evrenin kısa tarihinde olan olmuştur ve o insanlar, artık sadece kurtulmak istenen bir dert olarak, yüzlercesinin yanına atılan birer et kütlesinden başka bir şey değildirler.
    1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • the ghost from the past

    1.
    bundan gayrı sözlükteki varlığını kavanozdaki ates bocegi nickiyle sürdürecek olan yazar.

    şimdiye kadar kullandığı nickler sırasıyla:
    bey beydeba
    the ghost from the past
    kavanozdaki ates bocegi
    evet kafası estikçe ve mümkün oldukça nick değiştiren dengesiz, tutarsız, ne idüğü belirsiz biri.

    evet iyi seyirler.
    2 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yazarların şu an izlediği videolar

    1.
    yazarların an itibarıyla keşfedip izlemekte olduğu ve paylaşılmaya değer bulduğu videolardır.
    şimdi paylaşacağım videonun iyi hoparlör ya da kulaklıklarla izlenmesi tavsiye edilir.

    https://www.youtube.com/watch?v=dDj7DuHVV9E+
    ... kavanozdaki ates bocegi
  • erkek varlıkta kadın yoklukta belli olur

    1.
    eskilerden bir söz.
    ne güzel de demiş eskiler.
    varlıktan yokluğa geçmekle, yoklutan varlığa geçiş, iki tarafın da aralarındaki gerçek sevgi bağlarının ortaya çıkması için etkili bir imtihan.

    erkekler yokluktan varlığa geçtiği zaman, kadınlar da varlıktan yokluğa düştüğü zaman kendini belli eder.

    günümüzdeki ilişkilerin çoğu sadece maddi çıkarlara dayalı. erkekler yalnızca güzellik için, kadınlar da sadece para için ilişki kuruyorlar. acizlik ve zavallılıktan başka bir şey değil. sonra mutluluktan uzak, hayal kırıklıkları ve çatışmalarla dolu bir evlilik hayatı yaşıyorlar...

    Allah herkese gerçek sevgi bağı kuracağı kimselerle evlenmeyi nasib etsin ve çiflertin arasındaki ilişkiyi sarsacak her türlü imtihandan korusun.
    9 -1 ... kavanozdaki ates bocegi
  • yeni şeyler getiriyorum